Anasayfa

Yetiştirici Bilgileri

T.C.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI

Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü

HUBUBAT Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele
Ankara - 2011
* Bu kitapçık Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanlığınca hazırlanmıştır.
'Yetiştiricilikle ilgili bölümler Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü uzmanlarından yararlanılarak hazırlanmıştır.
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
ÖNSÖZ
Ülkemizde yetiştirilen kültür bitkilerinde ekonomik olarak zarara neden olan toplam 528 hastalık etmeni, zararlı ve yabancı ot bulunmaktadır. Bunlarla gerekli mücadele çalışmaları yapılmadığında ürün kaybı ortalama %35 dolaylarında olmaktadır. Bu kaybın kültür bitkisine, zararlının tür ve yoğunluğuna bağlı olarak bazen % 100'lere ulaşabilmesi mümkündür. Bitkisel üretimde ekonomik yönden oldukça büyük rakamlara ulaşan bu kayıpların önlenmesi bitki koruma çalışmalarını yeterli önemi vermek gerekmektedir.
Söz konusu çalışmaların insan sağlığı, agroekosistem, çevre ve biyolojik dengenin korunarak sürdürülebilir tarımsal üretim tekniklerine uygun yapılması zorunluluk haline gelmiştir.
Bakanlığımızın bu konuda belirlediği strateji Ülkemizde yıllık olarak kullanılan pestisit miktarının azaltılmasını ve kullanılan miktarın da doğru kullanımını öngörmektedir. Bunu sağlamak için, kimyasal mücadeleye alternatif olan biyolojik mücadele, biyoteknik yöntemler, dayanıklı çeşitler, kültürel tedbirler, mekanik ve fiziksel mücadele metotlarına ve Entegre Mücadele Programlarının yaygınlaştırılmasına öncelik verilmektedir.
Hastalık, zararlı ve yabancı otların mücadelesinde tavsiye dışı tarım ilacı kullanımı, kullanılan Bitki koruma ürünlerinin yanlış uygulanması, bitkilerde fitotoksisite, etkisizlik, tarımsal ürünlerde kalıntı ile iç ve dış pazarlarda problemlerin yaşanmasına sebep olabilmektedir.
Bu nedenle üreticilerimize yetiştirdikleri ürün ve kullanacakları ilaçlar konusunda rehber olabilecek bir kaynağın hazırlanarak siz değerli çiftçilerimize ulaştırılması doğru ilaçlama yapılmasını sağlayacak ve ilaç kalıntı probleminin çözümünü kolaylaştıracaktır.
Bu amaçla hazırlanan bu kitapçık sayesinde; üreticiler tarımsal ürünlerde hangi zararlı organizma için hangi ilacın; ne zaman, hangi dozda kullanılacağını, son ilaçlama ile hasat arasındaki süreyi öğrenerek, ilaç kalıntısından ari ürünler yetiştirebileceklerdir.
Hazırlanan bu esere emeği geçenlere teşekkür eder, üreticilerimize kalıntısız, sağlıklı ürün ve bol kazanç dilerim.
Mehmet Mehdi EKER
Tarım ve Köyişleri Bakanı
3
|_HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI_|
İÇİNDEKİLER
BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ............................................................................................5
1- BUĞDAY SÜRME HASTALIĞI (Tilletia foetida "Wallr."Liro; Tilletia caries"DC." Tul.] ....13
2- BUĞDAY PAS HASTALIKLARI............................................................................... 15
3- BUĞDAY RASTIĞI (Ustilago nuda var. tritici Schaffn.) ARPA YARI AÇIK (Ustilago nigra) KAPALI RASTIK (Ustilago hordei).....................................................................19
4- TAHIL KÜLLEMESİ (Erysiphe graminis).................................................................21
5- BUĞDAYDA SEPTORYA YAPRAK LEKESİ (Septoria tritici)..................................23
6- BUĞDAY VE ARPADA KÖK VE KÖKBOĞAZI ÇÜRÜKLÜĞÜ Fusarium spp. Bipolaris sorokiniana (Sacc.), Rhizoctonia spp. Pseudocercosporella herpotrichoides Ggt...............................................................................................................................25
7- SÜNE (Eurygaster spp.)............................................................................................28
8- KIMIL (Aelia spp.,)....................................................................................................33
9- EKİN KAMBUR BÖCEĞİ (Zabrus spp.)...................................................................35
10- EKİN BAMBUL BÖCEĞİ (Anisoplia spp.)...............................................................37
11- HUBUBAT HORTUMLU BÖCEĞİ (Pachytychius hordei).......................................38
4
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ
Buğday insan beslenmesinde kullanılan kültür bitkileri arasında dünyada ekiliş ve üretim bakımından ilk sırada yer almaktadır. Bunun sebebi buğday bitkisinin geniş bir adaptasyon yeteneğine sahip olmasıdır. Ayrıca buğday tanesi uygun
besleme değeri, saklama ve işlenmesindeki kolaylıklar nedeniyle yaklaşık olarak 50 ülkenin temel besini durumundadır. Buğday dünya nüfusuna bitkisel kaynaklı besinlerden sağlanan toplam kalorinin yaklaşık % 20'sini sağlamaktadır. Bu oran ülkemizde % 53'tür. Buğday başta unlu mamuller olmak üzere birçok gıda ve sanayi sektöründe kullanılmaktadır.
İklim ve Toprak İstekleri
Buğday geniş bir adaptasyon yeteneğine sahip olmasına rağmen fazla sıcak ve nemden hoşlanmayan bir serin iklim tahılıdır. Özellikle gelişiminin ilk dönemlerinde (çimlenme -kardeşlenme) sıcaklığın 8-10 °C, bağıl nemin % 60'ın üzerinde olması yeterlidir. Kardeşlenme ve sapa kalkma arasında da fazla sıcaklık istemez. 10-15 °C sıcaklık, % 65 nem, az ışıklı ve yarı kapalı havalar uygundur. Sapa kalkma ile sıcaklık ve nem isteği artar. Başaklanma döneminin hemen öncesinde bağıl nemin yüksek olması buğday verimini olumlu yönde etkiler. Döllenme ile birlikte, düşük nem ve yüksek sıcaklık tanenin niteliğini yükseltir. Gelişme dönemine uygun dağılmış 500 mm bir yağış maksimum verim için yeterlidir. Bununla birlikte bazı buğday çeşitleri 250 mm yağış alan alanlarda da yetiştirile-bilmektedir. Buğday değişik tip topraklarda yetişebilen bir bitkidir. Verimsiz kıraç topraklarda ve verimli taban alanlarda yetiştirilebilen birçok buğday çeşidi vardır. Bununla birlikte buğday için en uygun topraklar, drenajı yeterli olan derin killi-tınlı topraklardır. Su tutma kapasitesi % 25-30 olan toprak buğday için uygundur.
Toprak Hazırlığı
Buğday tarımında toprak işlemenin zaman ve yöntemi, işlemede güdülen amaçlara bağlıdır. Nadas-ekim sisteminin uygulandığı kurak yarı kurak bölgelerde, toprak işlemenin amacı yabancı otları
5
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
yok etmek, toprakta suyu biriktirmek ve korumaktır. Erozyona yol açmayacak toprak işleme yöntemlerinin uygulanması da önemlidir. Toprak işlemede, toprağı altüst etmeyen, devirmeyip alttan işleyen aletler kullanılmalıdır. İlk işlemeler için kırlangıç kuyruğu pulluk, kazayağı ve benzeri aletler kullanılmalıdır. Nemli ya da sulanan, nadassız tarım uygulanıp her yıl ürün alınan yerlerde toprak, hasattan hemen sonra gölge tavı varken pullukla 15-20 cm derinliğinde sürülmelidir. Ekimden öncede kazayağı + tırmık takımıyla ikileme yapılıp iyi bir tohum yatağı hazırlanmalıdır.
Ekim
Yüksek bir verim ve kaliteli ürün elde etmenin ön koşulu, tarlada uygun zamanda düzenli bir çimlenme ve çıkışın sağlanmasıdır. Yurdumuzda buğday genellikle güzden ve kışlık olarak ekilmektedir. Kışlık ekimde, yazlık ekime oranla daha yüksek verim elde edilmektedir. Ayrıca ekim zamanı çeşidin soğuğa toleransı ve vernalizasyon isteğine bağlı olarak değişmektedir. Ekim zamanı Kasım başından Aralık sonuna kadar uzayabilir. Fakat kıyı bölgelerimiz için en uygun ekim zamanı 15 Kasım-15 Aralık tarihleri arasıdır. Toprak sıcaklığının 8-10 °C olduğu zamanda ekim yapılmalıdır. Buğdayda dekara atılacak tohum miktarı; ekim zamanına, bin tane ağırlığına, çimlenme ve biyolojik gücüne bağlı olarak 18-24 kg arasında
6
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
değişmektedir. Buğdayda yazlık olarak yapılacak ekimlerde ekilecek çeşidin yazlık karakterde olmasına dikkat edilmelidir.
Tohumluk
Yüksek verim için sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır. Sertifikalı tohumluk kullanımı tane veriminde % 40 oranında bir artış sağlaya­bilmektedir. Tohumluk alırken tohumluklar özel ambalajlarında olmalı, ambalaj üzerinde etiket bulunmalı ve etiket üzerindeki bilgilere dikkat edilmelidir.
Gübreleme
Buğday, gübreye genellikle iyi tepki gösteren bir bitkidir. Azotlu gübrenin yarısı, fosforlu gübrenin tamamı ekimle birlikte verilmelidir. Azotlu gübrenin diğer yarısı ise kardeşlenme döneminde üst gübre olarak verilmelidir. Toprak tahlili yapılmamış ise saf madde üzerinden dekara 12 kg azot ve 6 kg fosfor tavsiye edilmektedir. Buna göre ekimle beraber dekara 13 kg Diamonyum fosfat (DAP) ve toprak pH'ının durumuna göre 20-30 kg/da uygun formda azotlu gübre verilebilir.
Bakım
Buğdayda en önemli bakım işi, sapa kalkma döneminde azotlu üst gübre verilmesidir. Diğer önemli bir bakım işlemi ise yabancı ot mücadelesidir. Yabancı otlarla mücadele için toprak işleme titizlikle yapılmalı ve yabancı otlardan temiz tohumluk kullanılmalıdır.
Sulama
Ülkemizde buğday genellikle sulamasız olarak yetiştirilmektedir. Sulama imkanının olduğu yerlerde buğday, sapa kalkma ve çiçeklenme dönemlerinde sulanmalıdır. Fakat kurak geçen yıllarda bu kritik dönemler beklenmeden bitki strese girdiği zaman sulama yapılmalıdır.
Hasat ve Depolama
Yurdumuzda buğday için hasat zamanı bölgelere göre değişmek üzere Mayıs-Ağustos ortaları arasındaki 3.5 aylık bir dönemdir. Tanedeki nem oranı % 13.5 olduğu zaman en uygun hasat zamanıdır. Bitkiler tamamen sarardığı ve tane sertleştiği zaman hasat başlamalıdır. Ülkemizdeki buğdayın büyük bir kısmı biçerdöver ile hasat edilmektedir. Depolanacak buğdayın nem oranı % 13'den fazla olmamalıdır. Uzun süreli depolamalar için depo haşerelerine karşı ilaçlama yapılmalıdır.
7
ARPA
Arpa tek yıllık bir uzun gün bitkisidir. Fakat değişik gün uzunluklarına da uyabilir. Arpa, tahıllar içerisinde en çok kardeşlenenlerdendir. Olağan durumda 5 - 8 kardeş verir. Bitki boyu ortalama 35-100 cm kadardır. Başakları ortalama 8 - 15 cm boyunda olup 2, 4 ve 6 sıralıdırlar. Çiçeği kavuz ve kapçık sarar, kavuzlu arpalarda bunlar daneye yapışıktır ve harmanda ayrılmazlar. Danenin ortalama %> 10 - 13 kadarı kavuzdur. Dane yapısında %> 9 - 13 ham protein, %> 67 kadarda karbonhidrat bulunur. Arpa serin iklim tahılları içerisinde buğdaydan sonra en çok ekimi yapılandır. Arpa daha çok hayvan yemi olarak kullanılır. Yem olarak değeri mısırın % 95'i kadardır. Yemlik arpalarda protein oranının fazla olması istenir. Kavuzun fazla olması besleyicilik değerini düşürür. Kullanıldığı önemli alanlardan biri de malt sanayidir. Bira üretimi için gerekli olan malt iki sıralı beyaz arpalardan elde edilmektir. Biralık arpalarda protein oranının düşük olması gereklidir (% 9 -10.5). Yurdumuzda yetiştirilen arpaların çoğunu biralık arpalar oluşturmaktadır. Tarımsal işlemlerin gereği gibi yapılması durumunda kaliteleri daha da yükselecek ve ihraç etme olanakları da doğacağından, ülkemize döviz getiren tarım ürünlerinden biride arpa olacaktır.
8
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
İKLİM VE TOPRAK İSTEĞİ İklim İsteği
Arpa, fazla soğuk ve fazla sıcak olmayan, nispi nemi yüksek olan yerlerde iyi gelişir. Sıcaklığı 0 °C nin altına düşmeyen ve 18 - 20 °C'nin üzerine çıkmayan, nispi nemi % 70 - 80 olan yerler arpa için çok uygundur.
Toprak isteği
Arpa için en uygun topraklar, organik maddece zengin, milli,
havalanması ve nemliliği uygun, nötr reaksiyonlu (PH'ı 5 ile 8) topraklardır.
YETİŞTİRME TEKNİĞİ
Ekim Nöbeti
Buğday gibi arpa da kuru ve sulu koşullarda çeşitli kültür bitkileri ile münavebeye girmektedir.
Kuru koşullarda
Arpa-Nadas-Arpa
Arpa-Mercimek-Buğday-Mercimek
Arpa-Nadas-Buğday-Nadas
Sulu Koşullarda
Arpa-Sebze
Arpa-Buğday
Arpa-Mercimek
Arpa-Fiğ
Arpa-Korunga
Arpa-Mısır
Arpa-Ayçiçeği
Toprak Hazırlığı
Kuru Koşullarda arpa-nadas veya arpa-mercimek ekim nöbeti uygulanmaktadır. Bu nedenle Arpa nadas sisteminde, arpa hasadını müteakip hiçbir toprak işlemesi yapılmadan, ekim sahası kışı geçirdikten
9
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
sonra, erken ilkbaharda Mart ayının ikinci yarısından itibaren toprak uygun tava geldiğinde soklu pullukla derin sürüm yapılır.
Daha sonra sonbaharda diskharrow + tırmık ve tapan çekilerek tohum yatağı hazırlanır. Arpa-Mercimek ekim nöbetinde ise; mercimek hasadından sonra toprak gölge tavındayken derin sürüm yapılır. Daha sonra sonbaharda diskharrow + tırmık ve tapan çekilerek tohum yatağı hazırlanmış olur. Sulu koşullarda: Sulanan sahalarda arpa genellikle çapa bitkileri ile ( sebze, mısır, ) münavebeye girmektedir. Bu nedenle sonbaharda ön bitki hasadından sonra, bitki kalıntıları temizlenmeli veya uygun alet ekipmanla parçalanmalı, bundan sonra döner kulaklı pullukla derin sürüm yapılıp, toprağa karıştırılmalıdır. Daha sonra diskharrow ve tırmık çekilerek keseklerin kırılması sağlanır. Kesekler kırıldıktan sonra orta ağırlıkta bir tapan çekilerek, tohum yatağı hazırlanır.
Ekim
Ekim mibzerle yapılmalıdır. Ekim derinliği, çimlenme için yeter nemi ve havalanmayı sağlayacak düzeyde ayarlanır. Genellikle kışlıklarda ekim derinliği 4 - 6 cm, yazlık ekimlerde 3 - 4 cm olmalı ve m2' ye kışlık ekimlerde 300 - 350 tane, yazlık ekimlerde 350 - 400 tane tohum düşecek şekilde hesaplanmalıdır. Bu ise kuru koşullarda 14 - 16 kg/da, sulu koşullarda ise 12 - 14 kg/da arasında değişebilir (Tohumun 1000 dane ağırlığına göre). Ekim kardeşlenmenin yüksek olduğu taban ve sulu arazilerde daha seyrek yapılabilir.
Gübreleme
Arpa gübreleme genelde buğday gibidir. Kuru koşullarda 5 - 6 kg/da N, 7 - 9 kg/da P2O5, sulu koşullarda ise 12 - 14 kg/da N, 10 - 12 kg/da P2O5, karşılığı azotlu ve fosforlu gübre uygulanmalıdır.
Fosforlu gübrenin tamamı ekim esnasında mibzerle banta, azotlu gübrenin yarısı ekimde, yarısı da kardeşlenme başlangıcında toprak yüzüne serpilmek suretiyle verilmelidir.
Sulama
Arpanın su ihtiyacı buğday kadar olmamakla beraber, bol verim ve kaliteli ürün için yeterli miktarda da toprak emine ihtiyaç vardır. Arpada sulama yapılacaksa birinci su sapa kalkma ikinci su süt olumu devresinde olmak üzere iki su verilir. Tek su verilecek ise süt olum devresinde tatbik edilmelidir. Sulamada tatbik edilecek husus bitkinin
10
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
gelişme devresinde, yağışların yeterli olmadığı dönemlerde arpanın toprakta ihtiyacı olan suyun, sulama suyu ile karşılanmasıdır.
Hasat, Harman ve Depolanması
Arpada hasadı geciktirmek hem verimi arttırır, hem de su oranının düşmesini sağlar. İyice kurumadan hasat edilmiş arpa ürününde kavuzlar kolayca renk atar, kalite düşer. Hasat tırpan veya orakla yapılıyorsa, kırılmasını önlemek için, hasada sabahın erken saatlerinde çiğli havada girilmelidir. En iyi hasat biçerdöverle yapılanıdır. Bu taktirde tam olumu fazla geciktirmemelidir. Biçerdöverle hasatta özellikle biralık arpalarda danenin kırılmaması için, biçerdöver ayarı önem kazanmaktadır. Arpanın depolanmasında ambar olarak kullanılacak bina rutubet almayan kuru, havadar ve aydınlık bir yer olmalıdır. Depoya getirilen arpanın su oranının %12 - 14 altında olması gerekmektedir. Deponun ısısı ise +4°C civarında olmalıdır. Ambara konulacak arpa içerisinde, kızışmaya sebep olmaması için yabancı tohum bulunmamalıdır.
YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ
İKLİM İSTEKLERİ
Yulaf serin iklim tahılları içerisinde iklim istekleri en fazla olan bir cinstir.Kışları kar örtüsüz fazla soğuk geçen yerlerde soğuktan zarar görür.Daha çok sahil bölgelerinde,dağ eteklerindeki ovalarda yetiştirilir.
Yıllık yağışı 700-800 mm olan yerler yulaf için en uygun yerlerdir. Yulafın hem serin ve nemli iklimlerden hoşlanması,hem de düşük sıcaklıklara dayanıksız oluşu kültürünün yayılmasını önleyen en belirgin özelliğidir.
TOPRAK İSTEKLERİ
Çavdardan sonra toprak seçiciliği en az olan serin iklim tahılıdır.Yeteri kadar nemi olan topraklarda(en fakir) bile yetişir. İyi bir verim için yeterli besin maddesi olan topraklar uygundur.Killi,tınlı ve kumlu fakat humusu bol olan topraklarda yeterli nem bulunursa üstün nem oluşturur.Bataklık yerlerin kurutulmasında tarlaya çevrilmesinde ilk ele alınıp yetiştirilecek kültür bitkisidir.Yulaf tuzluluğa arpadan fazla dayanıklıdır.
11
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
TOPRAK İŞLEME
Ürün miktarına en etkili faktördür.Ülkemizde yulaf tarımında toprak işlemeye pek özen gösterilmez.Yulaf yağışlı bölgelerde ekildiğinden çok ağır olan topraklar devrilerek işlenirler.Kuru ziraat alanlarında ise su kaybını en aza indirecek erozyonu önleyecek şekilde yüzeyden işlenmelidir.
GÜBRELEME
Ahır gübresi toprağın su tutmasını ve havalanmasını sağladığından yulafta verimi çok arttırır.Killi topraklarda dekara 2-2.5 tın ahır gübresi vermek uygun bir gübrelemedir.Azotlu gübreler fazla verilmez çünkü hasatta düzensizlikler yani olgunlaşma eş zamanlı olmayacağından farklı zamanlarda hasat yapma özelliği getirir.Bu nedenle başaklanmadan önce verilmesi daha doğru olur.Dönüme 4.5 kg azot,6 kg potasyum üzerinden hesaplanmalıdır.
EKİM NÖBETİ
Fakir toprakta yetiştiğinden çiftçi ekimine özen göstermez.Gübresiz ekenler olduğu gibi diğer tahıllardan sonra ekenler vardır.Kök yapısı buğday ve arpaya göre daha kuvvetli olduğundan, Suyu ve besin maddelerini daha kolay alır.Bu nedenle yulaftan sonra hemen ekim yapılmamalıdır.
Yulaf çapa bitkilerinin ekim nöbetine girebilir.Hayvan yetiştirilen yerlerde yonca ile ekim nöbetine alınırlar.Yulaf silo yemi olarak baklagil yem bitkilerinden tırtılla karışık olarak ekilir.Yulaf fiğ karışımında yem üretimi açısından önemlidir.
EKİM
Yüksek verim için,soğuğa dayanabildiği yerlerde kışlık ekilmesi gereklidir.Bu zamanda genelde 15 EkimAralık sonudur.Yazlık ekilecekse erken ekilmelidir.Çünkü yulafın vernalizasyonu uzun sürelidir.Ayrıca sıcak ve kurak bastırmadan başaklanmış olacak şekilde ekilmelidir. Ağır topraklarda toprağa serpilip üzeri çalıyla örtülür.Kumlu-milli,kumlu topraklarda ekimin erken yapılmasında da mibzer kullanılabilir.Kuru ziraat bölgelerinde kışlık ekim daha derine en iyisi de arkvari ekim yapan üsten baskılık düz mibzerle yapılır.Dekara 15-18 kg tohum atılır.
HASAT
Yulafın hasat zamanının seçilmesi önemlidir. Başaklardaki ve başakcıklardaki danelerin erme devreleri farklıdır. Yulaf genellikle ana saptaki danelerin sarı ermeyle tam erme arasında bulunduğu sırada biçilmelidir. Biçilen bitkiler 3-5 gün kurutulduktan sonra harmanı yapılır.
12
BUĞDAY SÜRME HASTALIĞI
(Tilletia foetida "Wallr."Liro; Tilletia caries"DC." Tul.]
Hastalık Belirtisi
• Sürme "kör, karadoğu, karamuk" gibi isimlerle de anılan bir başak hastalığıdır.
• Buğday sürmesi enfeksiyonlarında ilk kaynak kör adı verilen hastalıklı danelerdir.
• Hastalığa yakalanmış bitkilerde, başaklar süt olum dönemine gelinceye kadar sağlamlardan ayırt edilemezler.
• Tarlada hasta bitkiler; kısa boyludur ve daha uzun süre yeşil kalırlar, hastalıklı başakların renkleri mavimtırak-yeşil olup dik dururlar.
• Sürmeli başakların kavuzları açılarak kirli-gri renkte kör daneler görülür.
• Teşhisi, kör danelerin parmaklar arasında ezilmesi ile balık kokusuna benzer koku yayarlar.
• Buğday yetiştirilen tüm yörelerinde bulunmaktadır.
• Tohumluğun kalitesini düşürmektedir.
• Kör danelerin ezilmesi, parçalanması sonucu sağlam danelere bulaşan sporlar onların, rengini ve kokusunu değiştirerek un kalitesini etkilemektedir.
• Esmer renk alan unlarla beslenen insanlarda ve bulaşık dane ve saman yiyen inek, koyun, domuz ve kümes hayvanlarında sindirim sistemi bozukluklarının oluşturmaktadır
Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler
Güzlük ekimler erken, yazlık ekimler geç yapılırsa, hastalık daha az oranda kendini gösterir.
13
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
• Bu hastalığa karşı dayanıklı çeşit kullanılmalıdır. Kimyasal Mücadele
• En etkin yol kuru tohum ilaçlamasıdır. Tohumlar ekim öncesi tohum ilaçları ile metoduna uygun olarak ilaçlanmalıdır. Tohumluğun ilaçlama düzeni olan selektörlerde ilaçlanması tercih edilmelidir. Selektör bulunmayan veya selektör merkezlerinden uzakta olan yerlerde ise kolla çevrilen içi paletli ilaçlama bidonları kullanılmalıdır
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz
100 Kg. Tohuma
Son ilaçlama ile hasat arasındaki
süre
(Gün)
Carbendazim 50 %
WP
150 g
-
Carboxin 37.5 % +Thiram 37.5 %
WP
150 g
-
Carboxin 75 %
WP
150 g
-
Carboxin+Thiram 205+205 g/l
FS
300 ml/
-
Diniconazole 1 %
Diniconazole 30 g/l
Difenoconazole 2 %
DS
100 g
Maneb 80 %
WP
150 g
-
Tebuconazole 2 %
WS
150 g
-
Tebuconazole 2 %
DS
150 g
-
Tebuconazole 120 g/l
FS
25 ml
-
Tebuconazole 60 g/l
FS
50 ml
-
Prothioconazole+Tebuconazole 250+150 g/l
FS
15 ml
-
Mancozeb 60 %
Toz
150 g
-
Tebuconazole 30 g/l + 20g/l Metalaxyl-M
FS
100 ml
-
AB'ye ihraç edilecek ürünlerde kullanılmamalı
14
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
BUĞDAY PAS HASTALIKLARI
Hastalık Belirtisi
Buğday Kahverengi Pası
(Puccinia recóndita)
• Genellikle yapraklarda görüldüğü için yaprak pası olarak da isimlendirilir.
• Bazen bu pas'ta bir esas püstül etrafında çepeçevre bir veya iki daire halinde daha küçük püstüller oluşur. Bu belirti özellikle kahverengi pas'ın tanımında önemlidir.
• Bu pas genellikle bitkilerde sarı pas'tan sonra kara pas'tan önce görülür.
15
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Buğdayda Kara Pas
(Puccinia graminis tritici)
Hastalık Belirtisi
• Buğdayın yaprak, sap ve başaklarında görülen bir hastalıktır.
• İlk belirtiler yaprak ve saplarda oldukça büyük, oval veya uzunca koyu portakal, çoklukla kiremit kırmızısı renkte püstüllerdir. Püstüllerin çevresindeki epidermis yırtılmış beyazımsı bir yaka şeklini almıştır.
 
16
Buğdayda Sarı Pas
(Puccinia striiformis)
1 f''
Hastalık Belirtisi
En erken görülen pas türüdür.
• Yaprakların üst yüzeyinde makina dikişi şeklinde ve sarı renkte püstüller oluşur.
• Hastalığın şiddetli olduğu yıllarda sporlar başakların kavuz ve kılçıkları üzerinde de görülebilir.
17
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler
• Sık ekim yapılmamalıdır.
• Yabancı ot mücadelesi zamanında yapılmalı,
• Fazla azotlu gübre verilmemeli,
• Pasa dayanıklı buğday çeşitleri üretilmeli, ara konukçu bitkiler imha edilmelidir.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Doz
Son ilaçlama ile
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Dekara
hasat arasındaki süre (Gün)
Difenoconazole+ Propiconazole 150+150 g/l
EC
40 ml
21
Diniconazole 50 g/l
EC
100 ml
49
Epoxiconazole+ Carbendazim 125+125 g/
SC
100 ml
35
Flutriafol 125 g/l
SC
100 ml
35
Flutriafol 250 g/l
SC
50 ml
28
Mancozeb 80 %
WP
350 g
28
Maneb 80 %
WP
350 g
28
Metconazole 60 g/l
SC
150 ml
35
Tebuconazole 25 %
WP
75 g
35
Tebuconazole 250 g/l
EC
75 ml
35
Prochloraz+Propiconazole 400+90 g/l
67g/l Prochloraz + 133g/l Tebuconazole
Spiroxamine+Tebuconazole+ Triadimenol 240+167+43 g/l
EC
60 ml
35
Fluquinconazole 100 g/l
100 ml
Epoxiconazole + Pyraclostrobin 62,5g/l+85g/l
SE
200 ml
42
AB'ye ihraç edilecek ürünlerde kullanılmamalı
18
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
RASTIK HASTALIKLARI
Buğday Rastığı (Ustilago nuda var. tritici Schaffn.)
Hastalık Belirtisi
• Buğdayın çiçeklenme devresinde görülür.
• Hastalığa yakalanan taneler, çiçeklenme devresinde rastık hastalığına yakalanmış başaklar siyahlaşmış görünümleri ile sağlamlarından kolayca ayırt edilebilir.
Arpa Yarı Açık Rastığı
(Ustilago nigra Tapke)
Hastalık Belirtisi
Bu hastalığa yakalanan bitkilerin başakları siyah renkte toz yığını şeklinde görülür.
19
Arpa Kapalı Rastığı:
(Ustilago hordei "Pers." Lagerh.). Hastalık Belirtisi
• Arpa sarı olum dönemine geldiğinde hastalığa yakalanmış başaklar grimsi renkte görünmeye başlar.
• Hastalığa yakalanmış başaklar, sarı olum ve tam olum dönemlerinde siyahımtrak-gri renkte görülürler.
• Hastalıklı başaklar çoğu kez kısmen veya tamamen bayrak yaprağı kını içinde kalırlar.
Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler
• Dayanıklı çeşitlerin ekimine öncelik verilmelidir.
• Rastığın, yaygın ve zararlı olduğu yerlerde kışlık ekimler geç, yazlık ekimler erken,
Ayrıca, yüzeysel ekim yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
• Tohum ilaçlama uygulaması, ilaçlama cihazı çalışan selektörlerde veya ilaçlama bidonlarında yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz
Son ilaçlama ile hasat arasındaki süre(Gün)
100 Kg Tohuma
Carboxin 75 %
WP
150 g
-
Carboxin+Thiram 205+205 g/l
FS
300 ml
-
Diniconazole 30 g/l
FS
50 ml
Tebuconazole 2 %
WS
150 g
-
Tebuconazole 2 %
DS
150 g
-
Tebuconazole 120 g/l
FS
25 ml
-
Tebuconazole 60 g/l
FS
50 ml
-
Prothioconazole+Tebuconazole 250+150 g/l
FS
15 ml
-
Tebuconazole 30 g/l + 20g/l Metalaxyl-M
FS
100 ml
20
TAHIL KULLEMESİ
(Erysiphe graminis)
Hastalık Belirtisi
• Yapraklarda önceleri nokta halinde beyaz-gri renkte püstüller halinde görülür, sonra esmerleşir.
• Uygun koşullarda püstüller birleşir yaprağı tamamen kaplayabildiği gibi, sap ve başak'a da intikal eder.
• Hastalığa yakalanan bitkiler yatmaya daha elverişli olduğundan dolayı mahsul kaybına sebep oldukları gibi, nekrozlar meydana getirerek özümleme yüzeyini azaltmakla da verimi düşürürler.
Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler
• Hastalıkla mücadelede; dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesi,
• Nisbi nemin yüksek olduğu yerlerde sık ekimden ve fazla azotlu gübre vermekten kaçınılmalıdır.
21
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Kimyasal Mücadele
• Hastalık belirtileri görülmeye başlandığında fazla yoğunluk kazanmadan ilaçlamaya başlanmalıdır.
• İlaçlar önerilen dozlarda yaprakların alt ve üst yüzlerinin kaplanmasını sağlayacak şekilde uygulanmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz Dekara
Son ilaçlama ile hasat arasındaki
süre
(Gün)
Difenoconazole+ Propiconazole 150+150 g/l
EC
40 ml
21
Epoxiconazole+ Carbendazim 125+125 g/
SC
100 ml
35
Prochloraz 450 g/l
ec
100 ml
Triadimenol 250 g/l
EC
50 ml
35
Propiconazole 250 g/l
EC
50 ml
-
Tebuconazole 250 g/l
EC
75 ml
35
Prochloraz+Propiconazole 400+90 g/l
50 ml
67g/l Prochloraz + 133g/l Tebuconazole
Spiroxamine+Tebuconazole+Triad imenol 240+167+43 g/l
EC
60 ml
35
Prothioconazole +Spiroxamine 160g/l+ + 300g/l
EC
100 ml
35
AB'ye ihraç edilecek ürünlerde kullanılmamalı
22
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
BUĞDAYDA SEPTORYA YAPRAK LEKESİ
(Septoria tritici)
Hastalık Belirtisi
• Yaprak üzerinde damarlar ile sınırlandırılmış, küçük, düzensiz, kırmızımtrak-kahverengi lekeler şeklindedir.
• Hastalık kül rengi lekelerin merkezinde gelişir. Bu lekeler yayılır ve birleşir, sonuçta yaprağın tümü lekelerle kaplanır.
• Lekelerin genişlemesiyle bunların koyu renkli sınırları kaybolur ve açık yeşil bir renge döner.
• Bundan sonra küçük koyu benekler görülür, bu nedenle hastalık "benekli yaprak lekesi" olarak da bilinir.
• Hastalık, ilk olarak en alt yapraklarda görülür.
• Üst yapraklara yayılma hızı, çevre koşullarına ve çeşidin duyarlılığına bağlı olarak değişir.
• Hastalığın şiddeti, bitki olgunluğa yaklaştıkça daha az olmaktadır.
• Gelişme esnasında, yaprak dokusu içine gömülüdür.
• Olgunlaşmada epidermisin yarılıp, çatlaması ile beyazdan devetüyü'ne kadar değişen renkte spor kitlesi dışarı akar.
Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler
• Dayanıklı çeşitler ekilmelidir.
• Geç ekim yapılarak Septorya'nın şiddeti düşürülebilir.
• Ekim nöbeti uygulanmalıdır. Bir yıl nadas veya bir yıl sulanan ürün yetiştirmek Septorya düzeyini büyük oranda düşürmektedir.
• Derin sürüm yapılarak , bitki artıklarının toprağa gömülmesi sağlanmalıdır.
• Bitkinin ihtiyacından fazla azotlu gübre kullanmaktan kaçınılmalıdır.
• Sık ekimden kaçınmalı, mibzerle ekim tercih edilmelidir. Kimyasal Mücadele
• Normal koşullarda ekonomik olmamakla beraber, eğer iklim koşulları hastalığın gelişmesine uygun gidiyorsa ve epidemik bir durum olasılığı
23
varsa yeşil aksam ilaçlaması uygulanabilir.
• Kardeşlenme başlangıcından itibaren yağışlı havalar uzarsa Septorya zararı artar.
• İlaçlama için en iyi zaman bayrak yaprağının tamamen açıldığı kın döneminin sonu veya başak çıkışı öncesidir. Ancak burada da çok geç kalmamak doğrudur.
• Erken dönemde bitkinin üst kısımlarına doğru tırmanan bir enfeksiyon için bayrak yaprağının çıkması beklenmemelidir.
• Tarla bulaşıksa ve başaklanma döneminde yağışlı havalar devam ediyorsa ekonomik zarar söz konusu olabileceğinden ilaçlamaya gerek duyulabilir.
• İlaçlamanın tekrarlanması gerektiği durumlarda, ilaçların etiketinde belirtilen etki süreleri dikkate alınmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Doz | Son ilaçlama ile
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Dekara
hasat arasındaki süre (Gün)
Difenoconazole+ Propiconazole 150+150 g/l
EC
40 ml
21
Fluquinconazole 100 g/l
100 ml
Metconazole 60 g/l
SC
150 ml
35
Tebuconazole 25 %
WP
75 g
Spiroxamine+Tebuconazole+T riadimenol 240+167+43 g/l
EC
60 ml
35
90g/l Propiconazole + 400g/l Prochloraz
ec
125 ml
Prothioconazole+ Spiroxamine 160g/l+ + 300g/l
EC
100 ml
35
AB'ye ihraç edilecek ürünlerde kullanılmamalı
24
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
BUĞDAY VE ARPADA KÖK VE KÖKBOĞAZI
ÇÜRÜKLÜĞÜ
Fusarium spp. Bipolaris sorokiniana (Sacc.) Rhizoctonia spp. Pseudocercosporella herpotrichoides Ggt.
Hastalık Belirtisi
• Buğday ve arpada kök ve kök boğazı yanıklığına neden olmaktadır.
• Kurak geçen uzun ilkbahar periyodundan sonraki yağışlarda şiddetli hastalık oluşturur. Oksijenin yetersiz olduğu ağır topraklarda ve zayıf topraklarda hastalık daha fazla ortaya çıkar.
• Bitkilerin alt yaprak kınlarında sap ve boğumda bal rengi bir görünüm olur. Bazı dönemlerde bitki gelişme döneminin ortasında bitkiler ve kardeşlerinde veya fide döneminde sararma ve ölüm meydana gelir. Hastalıklı bitkilerin başakları bükülür bazı başaklarda tane oluşmaz .
• Bitkilerde tüm gelişme dönemlerinde ve tüm organlarda hastalık meydana getirmektedir. Bu nedenlerle tane ölümleri, fide yanıklığı, kök ve kökboğazı çürüklüğü; yapraklarda noktalar halinde nekrotik lekeler; başakta kavuz ve tane yanıklığı, embriyo kararmasına ait belirtiler meydana getirmektedir .
• Hastalık kök ve kökboğazında meydana getirdiği lekeler koyu veya soluk kahverengi görünümdedir.
• Bitkilerde gelişme geri kalır.
• Hastalıklı bitkiler donuk, mor veya koyu yeşil bir renk alır.
• Bitkilerin kök sistemleri daha kısa olur ve kökleri kahverengi bir görünüm alır.
25
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
• Bitkilerin saplarında kenarları belirgin oval lekeler oluşur.
• Hastalık buğdayın çeşitli gelişme dönemlerinde etkili olur. Bu nedenle bitkilerde fide yanıklığı, kök ve kökboğazı yanıklığı ile sap çürüklüğü de meydana getirir.
• Genç yaprak kınlarında, daha sonra da bitki sapında hastalığın tipik belirtisi olan donuk oval lekeler meydana getirir.
• Bitkiler bu çürük kısımlardan kıvrılmakta ve çeşitli yönlere doğru gelişigüzel yatmaktadır.
• Ayrıca hasat döneminde boş başaklar ve cılız, buruşuk tanelerin oluştuğu başaklar göze çarpmaktadır.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler
• Hastalık etmenleri buğdaygil bitkilerinin çoğunda hastalık oluşturabilir. Bunların başında buğday, arpa ve diğer Hordeum türleri ile Triticale, yulaf ve çavdar gelmektedir.
Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler
• Dayanıklı çeşitlerin ekimi tercih edilmelidir. Erkenci çeşitler hastalıklara geççi çeşitlerden daha fazla duyarlıdır.
• İyi bir toprak işlemesi uygulanmalı, ekim derinliği ve toprak tavı uygun olmalıdır.
• Ekimden önce topraktaki yeşil bitki ve bitki artıklarını yok etmek amacı ile toprak işlemesi yapılmalı ya da herbisit uygulaması ile ortadan kaldırılmalıdır.
• İyi bir gübreleme ile bitkide dayanıklılık oluşması sağlanmalıdır.
• İz elementlerin eksikliği giderilmelidir.
• Hastalığın yoğun olduğu tarlalarda bu etmenlerin konukçusu olmayan bitkilerin yanında yulafta ekilebilir. Yulaf bu etmenlerin saldırısına hassastır ancak bu funguslar yulaf içinde çok yavaş geliştiği için kısa sürede yok olmaktadır. Hastalık için 2-3 yıllık rotasyon uygun olur.
• Dayanıklı çeşitlerin yetiştirilmesi önemlidir.
• Anızların gömülmesi hastalığın seviyesini düşürür.
26
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Kimyasal Mücadele
Tohumluk ekiminden önce tohum ilaçlarından biriyle ilaçlanmalıdır. Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz
Son ilaçlama ile hasat arasındaki süre(Gün)
100 Kg Tohuma
Dekara
Carboxin+Thiram 205+205 g/l
FS
300 ml
-
Prothioconazole +Tebuconazole 250+150 g/l
FS
15 ml
-
Prothioconazole + Spiroxamine 160g/l+ +300g/l
EC
100 ml
35
27
SÜNE
(Eurygaster spp.)
Tanımı ve Yaşayışı
• Hububatın önemli zararlısıdır.
• Toprak rengi, bazen tam siyah, bazen kırmızımsı, bazen kirli beyaz bazen de bu renklerin karışımı alacalı desenli renktedir. Baş üstten bakıldığında üçgen şeklinde vücut yassıca oval dir.
• Süne yılda bir nesil verir.
• Kışı dağlarda Meşe, Geven, Kirpi Otu gibi bitkilerin altında geçirir.
• İlkbaharda havalar ısınıp 15 °C ulaşınca tarlaya göç ederler.
• Tarla da beslenir, çiftleşir ve yumurta bırakır.
• Yumurtadan çıkan yavru, yeni nesil ergin böcek olur ve tekrar dağlara çıkarlar.
28
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Zararı:
• İlkbaharda hububat tarlalarına göç eden kışlamış süneler, kardeşlenme döneminde hububat saplarını emerek sararmalarına ve kurumalarına neden olur. Bu zarar şekline "Kurtboğazı" denilmektedir.
• Bitkiler geliştikçe başaklar henüz yaprak kılıfı içindeyken beslenerek başakların beyazımsı
29
bir renk almasına, kurumasına ve dolayısıyla başakların dane bağlamasına engel olurlar. Sünenin bu şekildeki zararına "Akbaşak" adı verilmektedir.
• Yumurtalardan çıkan Süne yavruları danenin SÜT ve SARI OLUM dönemindeki buğdayla beslenir.
• Bu beslenme sonucu danenin özü bozulur. Bu buğdaydan EKMEK ve MAKARNA yapılmaz.
Zararlı Olduğu Bitkiler
• Buğday, arpa, çavdar, tritikale, yulaftır.Arpa, çavdar ve tritikale'de buğdaya göre daha az zarar oluşturmaktadır.
Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler
• Erkenci ve sert buğday çeşitlerinin ekimi yaygınlaştırılmalı,
• Hububat dışında ürünlere ağırlık verilmeli, (Sulu Tarım)
• Tarla iyi hazırlanmalı ve anız yakılmamalı,
• Mera alanları tahrip edilmemeli,
• Sünenin önemli düşmanları kuşlar olup, bunlar arasında en önemlileri keklik, bıldırcın vb. kuşlardır. Bunları korumak için tedbirler alınmalıdır.
• Toplulaştırılmış nadas ve hububat alanları yaygınlaştırılmalı, arpa ve buğday ekilişleri ayrı ayrı bölgelerde yapılmalı,
• Aynı zamanda hasat edilecek çeşitler tercih edilmeli
30
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
• Kanal, akarsu boyunca ve tarla kenarlarında yetişen ağaç ve ağaççıklar korunmalı
• Tarla kenarları ağaçlandırılmalı ve yeşil kuşaklar oluşturulmalı,
• Kalın kabuklu ve nektar veren ağaçlar özellikle (Badem, dut, elma, erik, kayısı, ayva, armut, söğüt, ahlat, ceviz) yetiştirilmeli
• Tarım İl Müdürlüklerine danışılmadan ilaç kullanılmamalı (Bu tavsiye her ürün için geçerlidir.)
Biyolojik Mücadele:
Sünenin, doğada çoğalmasını engelleyen faydalı böcekler mevcuttur.
Kimyasal Mücadele
• Bütün sürveyler yapıldıktan sonra; ekonomik olarak zarar verecek yoğunluk olan (m2 de 10 ve daha fazla süne yavrusu var ise) buğday tarlalarında ilaçlı mücadele yapılmaktadır.
31
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz
Son ilaçlama ile hasat arasındaki süre (Gün)
Dekara
Alphacypermethrin 10 g/l
ULV
135 ml/da 1-3,4-5 dönem nimf)
14
Alphacypermethrin 100 g/l
EC
15 ml/da (1-3,4-5 dönem nimf)
14
Beta Cyfluthrin 5 g/l
ULV
150 ml/da (l-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
14
Beta Cyfluthrin 25 g/
EC
50 ml/da (1-3,4-5 dönem nimf. yeni nesil ergin)
14
Cypermethrin 25 g/l
ULV
180 ml/da (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
14
Cypermethrin 250 g/l
EC
30 ml/da (4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin) 20 ml/da (1-3 dönem nimf)
7
Deltamethrin 5 g/l
ULV
150 ml/da (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
3
Deltamethrin 25 g/l
EC
30 ml/da (1-3 dönem nimf)
50 ml/da (4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
3
Deltamethrin 15 g/l
ULV
30 ml+120 ml su/da kontrol edilecek (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
3
Deltamethrin 120 g/l.
EC
5 ml/da (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
3
Gamma Cyhalothrin 60 g/l
CS
7.5 ml/da (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
28
Lambda-Cyhalothrin 50 g/l
EC
20 ml/da (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
14
Zetacypermethrin 8 g/l
ULV
150 ml/da (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
14
Zetacypermethrin 100 g/l
EC
12 ml/da (1-3, 4-5 dönem nimf, yeni nesil ergin)
7
32
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
KIMIL
(Aelia spp.,)
Tanımı ve Yaşayışı
• Baş üçgen şeklinde, ön kısmı sivridir. Orta kısımları koyu, kenarları açık kirli sarıdır.
• Üzerinde yan yana önden arkaya uzanan siyah ve kirli sarı çizgiler bulunur.
• Bacaklar kirli sarıdır. Bu böcek etrafa pis koku salgılar.
• Yılda bir nesil verir.
• Kışı dağlarda Meşe, Geven, Kirpi Otu, çam, ayı kulağı vb. bitkilerin altlarında geçirir.
• İlkbaharda havalar sıcaklığı 20°C olduğunda tarlaya göç ederler,
• Buğdayla beslenir, çiftleşir ve yumurta bırakır.
• Yumurtadan çıkan yavru yeni nesil ergin böcek olur ve buğday hasadından sonra tekrar dağlara çıkar.
Zararı
• Başta buğday olmak üzere, tüm buğdaygiller konukçularıdır. İlkbaharda hububat tarlalarına göç eden kışlamış kımıllar, henüz kardeşlenme döneminde olan buğdayı kök boğazı üstünden emerek Kurtboğazı"(Göbek kuruması) zararı yapar.
• Bu şekilde zarar görmüş buğday başak bağlamaz.Kışlamış kımıl erginleri hububatın başaklanma döneminde başak sapını emerek buğdayın dane bağlamasına engel olurlar. Bu zarar şekline " Akbaşak" adı verilmektedir.
33
Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler
• Erkenci çeşitlerin ekimi yaygınlaştırılmalı,
• Tarla iyi hazırlanmalı,
• Nadas iyi yapılmalı, •Yabancı otlarla mücadele yapılmalı,
• Hasadın mümkün olduğunca erken yapılmalı,
• Bölgede hububat başka ürünlerin yetiştirilmesine önem verilmeli,
• Anız yakılmamalı,
• Tarla kenarlarına ağaç dikilmeli mevcut ağaç ve çalılar korunmalıdır. Kimyasal Mücadele
m2' de 2 adet kışlamış ergin kımıl var ise buğday tarlalarında ilaçlama yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz
Son ilaçlama ile hasat arasındaki süre (Gün)
Dekara
Alphacypermethrin 100 g/l
EC
45 ml/da (Tüm dönemlerde)
14
Lambda-Cyhalothrin 50 g/l
CS
45 ml/da (Tüm dönemlerde)
14
34
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
EKİN KAMBUR BÖCEĞİ
(Zabrus spp.)
Tanımı ve Yaşayışı
• 12-22 mm boyunda ve 5-8 mm eninde ve parlak siyah renklidir.
• Zararlı yılda bir döl verir. Zararı
• Sonbaharda ekin yapraklarını toprak içine çekerek yerler.
• İlkbaharda yaprak ve sürgünleri yiyerek zararlı olurlar.
• m2' de 3-4 larva olduğunda tarlalarda yer yer yenik bölümler, açık hububat sıraları ve boşluklar görülür.
• Verimin önemli ölçüde azalmasına neden olur.
• Hasada yakın günlerde başak danelerini,ekimde ise toprak altındaki daneleri kemirerek zararlı olurlar.
Zararlı Olduğu Bitkiler
• Buğday
• Arpa
• Çavdar
• Yulaf
35
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler
• Ekim nöbetine önem verilmelidir.
• Nadas uygulanmalı.
• Tahıllar olgunlaşır olgunlaşmaz tekniğine uygun hasat edilmesi çok faydalıdır.
Kimyasal Mücadele
• Ekin kambur böceğine karşı en etkin mücadele tohum ilaçlamasıdır.
• Tohum ilaçlaması bir yıl önce zararlının var olduğu bilinen alanlara tohum mutlaka usulüne uygun ilaçlandıktan sonra hemen ekilmelidir.
• Yüzey ilaçlaması ise larva zararının bölgelere göre belirgin bir şekilde görüldüğü geç sonbahar yada erken ilkbaharda yapılır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz
Son ilaçlama ile hasat arasındaki süre (Gün)
100 Kg. Tohuma
Dekara
Benfuracarb 200 g/l
EC
21
Chlorpyrifos Ethyl 25 %
WP
200 g
-
Chlorpyrifos Ethyl 480 g/
EC
200 ml
14
Cyfluthrin 50 g/l
EC
50 ml
14
Deltamethrin 25 g/l
EC
20 ml
3
Fipronil 500g/l
FS
50 ml
-
Imidacloprid 70 %
WS
200 g/
-
Lambda-Cyhalothrin 50 g/l
EC/CS
50 ml
14
Thiamethoxam 350 g/l.
FS
150 ml
-
AB'ye ihraç edilecek ürünlerde kullanılmamalı
36
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
EKİN BAMBUL BÖCEĞİ
(Anisoplia spp.)
Tanımı
• Ekin bambul böceği, 10-15 mm boyunda, genellikle baş siyah, vücudu metalik kahverengi renktedir.
• Erginler tahılın süt olum döneminde başaklar üzerinde görülürler.
Zararı
• Toprak altında hububatın kökünü kemirerek zarar yapar.
• Süt olum döneminde başaklardaki taneleri kemirerek zarara neden olurlar.
• m2'de 3-4 adet bambul olduğunda ekonomik zarara neden olur.
Zararlı Olduğu Bitkiler
Başta buğday, arpa, yulaf ve çavdar da beslenir.
Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler
• Münavebe,
• Erken ekim ve erkenci çeşitleri ekmek,
• Olgunlaşan tahılları erken hasat, Anızın erken ve derin şekilde sürülmesi,
• Tarla kenarlarında işlenmemiş toprak bırakılmaması, hububat tarlalarının iyi hazırlanması gibi kültürel işlemlere önem vermek.
Kimyasal Mücadele
• İlaçlı mücadele, erginlere karşı yüzey ilaçlaması şeklinde uygulanır.
• Erginlere karşı yapılan yüzey ilaçlamasında esas ilk ergin çıkışının saptanmasıdır.
• m2 de ortalama 3-4 ergin veya sonbaharda yapılan sayımlarda da 3-4 larva görülen sahalar ilaçlama programına alınır.
37
HUBUBAT HORTUMLU BÖCEĞİ
(Pachytychius hordei Brulle )
Tanımı
• 3-4 mm boyunda ve kahverengi renkte olup üzeri krem renginde pullarla kaplıdır. Baş, uzamış ve hortum biçimini almıştır.
Zararı
• Hububatın kardeşlenme döneminde yaprak, sap ve başaklarda beslenmektedir. Zararlının beslenmesi sonucu delikler meydana gelir.
• Başaklardaki zararı ise süt ve sarı olum devresinde beslenerek boş kavuz oluşmasına neden olurlar.
• Önemli miktarda ürün kaybına neden olmaktadır. Zararlı Olduğu Bitkiler
Buğday, arpa, çavdar ve yulaf da beslenmektedir Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler
Çapa bitkilerinin ekim sırasına alınması, nadas ve derin sürüm yararlıdır. Kimyasal Mücadele
• Topraktan kademeli olarak çıkan bu zararlıya karşı, çıkıştan takriben 10 gün sonra ilaçlamaya başlanmalıdır.
• Bu dönemde hububat genellikle sapa kalkma dönemindedir. m2 de ortalama 5 veya daha böcek saptanan alanlarda ilaçlama yapılmalıdır.
• Zararlı hububatın sapa kalkma devresinde ve başak bayrak yaprağı içinde kabarmaya başladığı sırada, yumurta koymaya başladığından erginlere karşı kimyasal mücadelenin bu devrede bitirilmesi gerekir.
38
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Etkili madde adı ve oranı
Formülasyonu
Doz Dekara
Son ilaçlama ile hasat arasındaki süre (Gün)
Alphacypermethrin 10 g/l
ULV
135 ml
14
Alphacypermethrin 100 g/l
EC
15 ml
14
Beta Cyfluthrin 25 g/
EC
50 ml
14
Chlorpyrifos Ethyl 25 %
WP
400 g
-
Chlorpyrifos Ethyl 480 g/
EC
250 ml
14
Deltamethrin 5 g/l
ULV
150 ml
3
Deltamethrin 25 g/l
EC
30 ml
3
Deltamethrin 15 g/l
ULV
30 ml+120 ml su/da
3
Lambda-Cyhalothrin 50 g/l
EC
25 ml
14
39
HUBUBAT HASTALIK ve ZARARLILARI
Ülkemizde zirai mücadelede kullanılan ve aşağıda isimleri yazılı olan Bitki Koruma Ürünü aktif maddelerinin imalatı ve fiili ithalatı 30 Haziran 2011 tarihi itibariyle yasaklanmıştır.
NO
AKTİF MADDELER
1
Benfuracarb
2
Bitertanol
3
Brodifacoum
4
Carbofuran
5
Cycloate
6
Ethalfluralin
7
Fluazifop-P Butyl
8
Flufenoxuron
9
Fluquinconazole
10
Metam potassium
11
Omethoate
12
Propanil
13
Terbuthylazine
14
Thiobencarb
15
Tolylfluanid
Yukarıda isimleri yazılı aktif maddeleri içeren ve piyasada bulunan Bitki Koruma Ürünlerinin_kullanımına, 31 Ağustos 2012 tarihine kadar 14 ay süreyle müsaade edilecektir.
40